İlçemiz Keşan, çok eski bir yerleşim yeri olmasına rağmen, Keşan ismi ile anılmaya Osmanlılar'dan sonra başlamıştır. Zira, mevcut bilgi ve kaynaklar bu ismin şehrimize Osmanlılar tarafından verildiğini göstermektedir. "Keşan adı nereden geliyor" sorusuna cevap vermeden önce kelime anlamı üzerinde durmak yerinde olacaktır.
Keşan kelimesi Farsça bir kelime olup, 'Keş' kelime kökünden türemiştir. Keş kelimesi sözlükte, çekmek olarak tanımlanıyor Sonuna gelen '-an' eki kelimeye çoğul anlamı katarak, çekenler anlamı vermektedir,

örnekleyecek olursak: Cefakeş: cefa çeken Dilkeş: Gönül çeken, Keşan: çeke çeke, sürükleyerek götürme, şeklinde örnekleyebiliriz. Anadolu'da halk arasında, işlev aynı olmak üzere, değişik nesnelere de bu ismin verildiğini görmekteyiz. Bazı yörelerde atların tüm deri koşumlarına 'keşan' denmektedir. Ayrıca Keşan ismiyle, komşumuz İran'da iç kısımlarda bir şehir bulunmaktadır.

İlçemizin antik çağlardaki adı, pek çok kaynakta geçtiği gibi, "Zorlanis" dir. Bölgeye M.Ö. 30 yy'dan itibaren gelmeye başlayan LUVİLER'in bu ismi verdikleri en eski kaynaklardan anlaşılmaktadır. Zorlanis ismi Roma döneminde de kullanılmıştır.

Kent 1359 tarihinde Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra, buraya Anadolu'dan göçmen getirtip, yerleştirildi. "GACAL" tabir edilen eski yerlilerin bunların torunları olduğu söylenir. Trakya'nın güneyine yoğun olarak yerleştirilen bu Yörüklere "Topkeşan Yörükleri' deniliyordu. Bunlar yoğunluklu olarak ilçemizde toplandıkları için, şehir ismine de 'Topkeşan' denilmeye başlandı. Zamanla kısaltılarak, 'Keşan' olarak söylenir oldu ve öyle kaldı.

Tarihsel olarak bakıldığında, yörede ilk yerleşimin M.Ö. 1200 yıllarında bölgeye gelen Traklarca gerçekleştirildiği sanılmaktadır. Büyük İskender'in ölümünden sonra kurulan Trakya Krallığı içinde yer alan Keşan, daha sonra Perslerin, Helenlerin, Roma ve Bizanslıların egemenliğinde yaşadı. Trakya Krallığının başkenti, Enez'in Vakıf köyü yakınlarındaki "Lizimimakya" idi. 2. Trak Devletinin başkenti "Bizye" (Vize) oldu. M.S. 1. yüzyılda Doğu Trakya,
Roma Donanmasının üssü olan "Perintos"ta (Marmara Ereğlisi) oturan bir Roma Valisi tarafından yönetiliyordu. Keşan, Büyük Roma İmparatorluğu zamanında "Via Egnatia Yolu"(Egnata şehri yolu) üzerinde, küçük bir mola ve konaklama kasabasıydı.

Bölgede en çok Trakların bir kolu olan "ODRİSLER"in etkisi olmuştur. Edirne'yi kuran Odrislerdir. Başkentleri "KYPSELA" (İpsala) idi.1354 yılında meydana gelen depremde, önemli ölçüde yıkıma uğrayan Keşan'ın nüfusu da azalmıştı. İlk kez Gazi Süleyman Paşa zamanında Osmanlı yönetimine girdi. Fatih Sultan Mehmet devrinde Keşan'ın yönetimi, "HAS" olarak, Hersekzade Ahmet Paşa'ya verilmiştir. 1829 ve 1877'de iki kez Ruslarca işgal edildi. 20. yüzyıl başlarında önce Bulgarların, sonra Yunanlıların saldırısına uğrayan Keşan 19 Kasım 1922'de işgalden kurtuldu ve özgürlüğüne kavuştu.

1310 Edirne yıllığına göre, 19. yüzyılda 10427 olan nüfusun 2140 kadarı Türktü. 1877 Türk - Rus savaşlarından sonra ilçe olmuştur. Gelibolu Livasına (Sancak) bağlı idi. İlçede Tasavvufçu Şeyh Süleyman Zati ve Rüstem Babanın türbeleri ile Hersekzade Ahmet Paşa Camii vardır.

Ayrıntılı bilgi :
www.kesan.gov.tr